Müzik ve zihin üzerine çarpıcı gerçekler-2


Müziğin insan toplumlarının tamamında ortak bir özellik olduğunu biliyoruz. Yeryüzünde birbirinden farklı bir çok insan toplulukları var. Bunların bir çoğu benzer dil ve mantık sistemleri kullanırken, müzik tüm insan toplumlarında ortak bir özellik. Dünyanın ücra köşelerinde yaşayan bazı kabilelerde, sayı ve renk gibi kavramlar bulunmazken, bir "dil" ve özel bir "müzik" muhakkak karşımıza çıkıyor. Matematik ve sayma hakkında hiç bir kavramları olmayan toplulukların bile müziği kullanması, müziğin evrenselliği hususunda balı başına ilginç bir bulgu.

Dilin müziği konusuna girmeden önce, müziğin insan beyninde meşgul ettiği alanlara ve nasıl bir çözümlemeye uğradığına kısaca bir bakalım....

Müzik algılaması ve dil yeteneğinin beyinde yönetildiği noktaları kısmen biliyoruz. Fakat bunların arasındaki ilişkileri; veya eğer mevcutsa, dilin müziğini ve müziğin dilini çözümleyen ortak beyin bölgelerini henüz tam olarak keşfedemedik. Bildiklerimizden bazıları şunlar: Müzik ve sesler, öncelikle beynimizin yan kısımları olan temporal loblardaki işitme merkezlerinde çözümleniyor. Ardından, parietooksipitotemporal korteks denen, beynimizin sol yan-arka bölümlerinde yer alan ve içinde Wernicke alanı olarak bildiğimiz özel bölgeleri de içeren "ilişkilendirme" (asosiyasyon) alanlarında, bu verilerin "anlamı" çözümleniyor.

Dünyayı anlamlandırmak: İnsan beyninin sol yandan görünüşü. Farklı renkte gösterilen bölge bir çok duyunun anlamlandırıldığı parieto-oksipito-temporal ilişkilendirme alanını temsil ediyor.
Bu çözümleme ardından beynin iç kısımlarında "limbik sistem" olarak bildiğimiz, hislerimizi ve iç dünyamızı kontrol eden bölgelere yönlendirerek, bunların "duygusal" anlamları deşifre ediliyor. Bu deşifreye göre de bedenimizde, beynin üst kısımları ve hipotalamus dediğimiz kontrol merkezi üzerinden karmaşık tepkiler üretiliyor (gözlerimiz yaşarabiliyor, kas gerginliğimiz azalabiliyor, hatta bağışıklık sistemimizin çalışması değiştirilebiliyor!). Bunlar beynimizin daha ziyade "sol" yarısında olan işler. Bu bölgelerin sağ taraftaki karşılıkları ise müziğin "armonik" çözümlemesini yaparak, duygusal deşifreyi sağlayacak olan limbik sisteme ilave veri sağlıyorlar. Nitekim, beynin sağ bölgesindeki hasarlar genellikle müziğin duygusunu anlamayı etkilerken, soldaki hasarlar daha çok metrik çözümlemeyi (ritim, tempo ve ton algılamasını) bozuyor.

Limbik sistem ve hipotalamus: Beynin iç kısımlarında bulunan limbik sistem yapılarının şematik görüntüsü. Amigdala ve hippokampus, sırasıyla duygulanım ve hafıza ile görevli olan en önemli limbik alanların başında gelir. Hipotalamus ise çok küçük hacimli bir bölge olmasına rağmen tüm vücut üzerinde kontrol sahibi olan adeta vücudun orkestra şefliğini üstlenen bir bölge ve duygusal dünyamızın bedenimize şuursuz olarak yansımasını kontrol eden bölgelerin de başında geliyor.

Müzik doğal; ya dans?

Müzik algıladığımızda aktivitesi dikkate değer oranda artan bir başka yapı da beyincik (cerebellum). Beyincik aslında hareketlerimizi kontrol eden, dengemizi korumamızı sağlayan bir hareket bilgisayarı gibi işlev görür. Beyne oranla bayağı küçük olmasına rağmen, beyindeki toplam sinir hücresi sayısının yarısından fazla sayıda sinir hücresi içermesi açısından dikkate değer bir bölgedir. Bütün vücuttan denge ve duyu verilerini alarak vücudun durumu hakkında bilgi edinen, hareketlerimizin (konuşma dahil) amacına uygun gerçekleşmesini sağlayan bu yapının müzikle aktive olması ilginçtir. Yapılan deneyler, beyinciğin gürültü işitilmesinde aktifleşmediğini ama "müzik" duyulduğunda aktif olduğunu gösteriyor. Hareket sistemimizin kalbinin bu şekilde müzikten etkilenmesi de elbette ki "dans" dediğimiz hadisenin sadece öğrenilen bir tepki olmadığını gösteriyor. Zira bir çok deneyde, çalınan müziğin temposuna uygun beden hareketleri bir çok denekte kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Bu özet bilgilerden de anlaşılacağı üzere müzik, zihnimizin ayrılmaz bir parçası ve onun adeta temel özelliklerinden birisi. Zihnimizin çalışma sisteminin temelini oluşturan özelliklerden birisi olarak dahi ele alabileceğimiz müziğin bir "eğlence aracı olmak"tan çok daha öte işlevleri olduğu açık. Öncelikli işimiz sanırım müziğin bu önemli işlevselliğine dair şuur düzeyimizi yükseltmek...

Müzik ve zihin üzerine çarpıcı gerçekler-1 başlıklı yazı için tıklayınız...

Hiç yorum yok:

Sinan Canan ve Serkan Karaismailoğlu ile beynimizin [n] ilginç halleri!